Antalya Güncel web sitesi, öncelikli olarak Antalya'nın yerel haberlerini sunmak ve Antalya sakinlerinin sesi olmak amacıyla kurulmuştur.
Kampüste Yeni Dönem Güvenlik Önlemleri
Akdeniz Üniversitesi Güvenlik Biriminde 14 yıldır görev yapan güvenlik görevlisi Caner Aydın, kampüste uygulanan güvenlik tedbirleri, son güncellemeler ve öğrencilerin en sık yaşadığı sorunlara ilişkin soruları cevapladı.
Öğrenci ve Personel Güvenliği
Aydın, kampüs güvenliğinin öncelikli amaçlarının personel ve öğrencilerin can ve mal güvenliğini korumak olduğunu vurguladı. “Yaya girişlerinde öğrenciler kimlik kartlarını turnikelere okutarak, personel ise kimliğini göstererek giriş yapıyor. Araçla girişlerde ise yeni düzenlemeyle birlikte hem öğrenci hem personel araçlarını güvenlik merkezine kayıt ettirmek zorunda. Özellikle öğrenci araçlarında ruhsattaki soyisimle öğrencinin soyisminin uyuşmasını istiyoruz. Bu sayede tüm giriş–çıkış hareketlerini geriye dönük takip edebiliyoruz.” dedi.
Güncellenen Güvenlik Politikaları
Yaklaşık 265 güvenlik görevlisiyle kampüsün her noktasında 7/24 görev yapıldığını belirten Caner Aydın, teknolojik yeniliklere uyum sağlamak için her yıl güncellemeler yapıldığını belirterek kapılarda turnike ve araç bariyerleri olmadığını ancak son yıllarda yenilendiğini belirtti. Kampüs içindeki bazı noktalarda kamera sayısının arttırıldığını ve motorize devriye sisteminin de güçlendirilerek birime yeni araçlar kazandırıldığını söyledi.
Öğrencilerin Kendini Güvende Hissetmesi İçin Yürütülen Çalışmalar
Güvenlik merkezinin yerini ve acil durum numarasını öğrencilerin çoğunun bilmediğini belirten Aydın, yetkililerin bu durumu değiştirmek için gerekli adımları attıklarını söyledi. Otobüs duraklarına, billboardlara ve afiş alanlarına güvenlik irtibat numarasını içeren broşürler astıklarını, özellikle akşam saatlerinde kadın öğrencilerin hızlıca bize ulaşabilmesini hedefliyoruz. Motorlu ve yaya devriye ekiplerimiz herhangi bir olumsuzluğa kısa sürede müdahale ediyor dedi.
Tedbirler, Şikayetler Ve Çözümler
Kız öğrenci yurtlarında özellikle akşam kapanış saatlerinde yoğunluk oluyor. Bu nedenle kapanmadan 1,5–2 saat önce motorlu devriye, otomobil devriyesi ve şeflerimiz de dahil yurt önünde bulunuyor. Yoğunluk bitene kadar orada görev yapıyoruz dedi.
En çok sokak köpekleriyle ilgili şikâyetler geliyor. Üniversite içinde çok sayıda başıboş köpek olduğu için belediyeyle sürekli iletişim hâlinde olduklarını, ayrıca münferit kavgalar ve kayıp eşya konularında da sık başvuruları olduğunu söyledi.
Acil buton uygulaması sayesinde karanlık bölgelerle ilgili hem öğrencilerden hem devriyelerden gelen talepleri değerlendirdiklerini ve bu bunları raporlayıp aydınlatmaları için gerekli yerlere bildirdiklerini ifade etti.
Kampüste en sık karşılaşılan güvenlik sorunları
Öğrencilerin kendilerine destek olmasını beklerken ne yazık ki karşılaştıkları bazı sorunları dile getiren Caner Aydın, “Öğrencilerin kendi kimliklerini dışarıdan öğrenci olmayan kişilere vererek içeri sokmaya çalışması en büyük sorunlardan biri. Bazen araçların bagajında öğrenci olmayan kişiler içeri sokulmaya çalışılıyor. Kapılarda tespit edilen bu durumlarda öğrenciler hakkında yasal işlem yapılıyor” dedi.
Kampüste Güvenlik Artıyor: Yeni Sistemler ve Personel İçin Adım Atıldı
Akdeniz Üniversitesi güvenlik birimi, 2026 yılı için kampüste güvenlik altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmaların sürdürdüğü belirten Aydın, kamera sayısının artırılması ve kapı giriş sistemlerinin yenilenmesi için hazırlanan raporların üst makamlara iletildiğini, personel ihtiyacına yönelik olarak da YÖK’e resmi başvuruda bulunulduğunu söyledi.
Üniversitenin geniş yerleşkesine dikkat çeken güvenlik Caner Aydın, teknolojinin daha etkin kullanılmasının zorunlu hâle geldiğini vurguladı. Bu kapsamda hem donanım hem de personel desteğiyle kampüsün daha güvenli hale getirilmesi hedefleniyor.
Öte yandan güvenlik görevlilerinin, öğrencilerin kendilerine her konuda rahatlıkla ulaşabileceğini ifade eden Aydın, özellikle kadın öğrencilerin acil durum irtibat numarasını bilmelerinin önemine dikkat çekti. Üniversite içinde güvenlik biriminin her zaman öğrenci ve personelin yanında olduğu vurguladı.
Haberi yazan Muhabir: Zeynep YAZLIK
“Gönüllülük Bilinci Eğitimi” Semineri
Türk Kızılayı tarafından düzenlenen Gönüllülük Bilinci Eğitimi, Bezm-i Alem Valide Sultan Kız Yurdu’nda gerçekleştirildi.
Kızılay, gençlik ve gönüllülük faaliyetlerinin ülke geneline yayılması, gençlerin toplumsal duyarlılıklarının artırılması ve Kızılay çalışmalarının daha geniş kitlelere duyurulması amacıyla çeşitli eğitim programları düzenliyor. Bu kapsamda yurtta kalan öğrencilere Kızılay gönüllüleri tarafından akran eğitimi verildi.
Sağlıklı İletişim ve Kişisel Gelişim
Seminerde gönüllüler, gençlerin sosyal çevrelerinde sağlıklı iletişim kurma tekniklerini, problem çözme becerilerini ve liderlik özelliklerini nasıl geliştirebileceklerini anlattı. Eğitimin odak noktası ise öğrencilerin edindikleri bilgi ve becerileri kendi akran gruplarına aktarabilmeleriydi.
İlk Yardım Eğitimine Yoğun İlgi
Öğrenciler, seminerin özellikle ilk yardım bölümüne yoğun ilgi gösterdi. Bu kısımda, kalbi ve solunumu durmuş veya durmak üzere olan bir kişiyi hayatta tutmak için tıbbi araç gerektirmeyen müdahaleler hakkında bilgi verildi. Kızılay Antalya Şubesi’nin yakın zamanda ilk yardım eğitimi düzenleyeceği belirtilerek, katılmak isteyen öğrencilere çağrıda bulunuldu.
Seminerin sonunda katılım gösteren öğrencilere Kızılay gönüllüleri tarafından katılım belgesi verildi.
Haberi yazan Muhabir: Zeynep YAZLIK
Akdeniz Üniversitesi’nde Yörük Kültürü Şenliği
Akdeniz Üniversitesi Göl Kamp alanında, YÖRKAM Müdürü Prof. Dr. Fatih Uslu’nun koordinasyonunda Yörük kültürünü tanıtmayı amaçlayan kapsamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Üniversite öğrencileriyle geleneksel Yörük yaşamının bir araya geldiği programda, kültürel öğeler uygulamalı şekilde tanıtıldı.
Yörük Kültürü Unutulmasın
Antalya Yörük Türkmen Derneği Başkanı Kemal Tunç, amaçlarının gençlerin kültürü öğrenmesi ve Yörük geleneklerinin unutulmaması olduğunu belirtti. Etkinlik alanında Yörük yaşamını temsil eden develer de yer aldı. Yöresel oyunların da program içinde bulunduğu, zeybek ve halk oyunlarının sergileneceği ifade edildi.
Yörük kültürünün yalnızca belirli bir bölgeye ait olmadığını vurgulayan Kemal Tunç, kültürün Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden bu yana Anadolu’nun dört bir yanında yaşatıldığına dikkat çekti. Türkiye’de herkesin geçmişinde bir göçebe geleneği bulunduğunu belirterek, bu nedenle kültürün korunmasının önemine vurgu yaptı.
Yörük Kültürü Anadolu’nun Ortak Mirası
Etkinlikte geleneksel tulumun da tanıtımı yapıldı. Günümüzde birçok kişinin tulumun nasıl yapıldığını bilmediğini belirten Tunç, hayvan derisinden yapılan tulumların doğal yöntemlerle hazırlanan ayranı muhafaza ettiğini, katkısız ve temiz bir ürün sunduğunu ifade etti.
Orta Asya’dan başlayan göç sürecinde kullanılan renkli atkı ve kuşakların da Yörükler için bir sembol olduğunu söyleyen Halil Tunç, “Bu renkler Orta Asya’dan göç eden insanların birbirini tanıması amacıyla ortaya çıktığını biliyoruz” bilgisini paylaştı. Ayrıca göç sürecinde kullanılan bu atkı ve kuşakların, Yörükler için bir kimlik ve aidiyet sembolü olduğunu da belirtti.
Yörük Kültürü Ve Öğrenci Buluşması
Etkinlikte Antalya Yörük Türkmenleri Yardımlaşma Derneği üyeleri de yer alarak öğrencilere çadır düzeni, geleneksel gündelik eşyalar, yöresel kıyafet ve dokuma ürünleri hakkında bilgilendirme yaptı. Katılımcılara Yörük mutfağının önemli lezzetlerinden yöresel kavurma ikram edildi. Üniversite öğrencilerini geleneksel Yörük yaşamıyla buluşturmayı amaçlayan programda, Yörük kültürünün tarihsel, sosyal ve folklorik yönleri detaylı biçimde ele alındı.
Program, Yörük kültürünün tarihsel, sosyal ve folklorik yönlerini gençlere aktarmayı hedeflerken, öğrenciler Yörük yaşamına dair birçok detayı yerinde görme fırsatı buldu.
Haberi yazan Muhabir: Zeynep YAZLIK
Aylardır süren çalışmalar, ağır tonajlı araç trafiği ve yoğun toz; Muratpaşa ve Şehzade Korkut yurtlarında kalan öğrencilerin sağlığını ve güvenliğini tehdit ediyor
Akdeniz Üniversitesi yerleşkesi içerisinde bulunan Muratpaşa ve Şehzade Korkut öğrenci yurtlarının hemen yanında ilan edilen inşaat alanında aylardır süren çalışmalar, yurtta kalan binlerce öğrenci için ciddi bir güvenlik ve sağlık sorununa dönüşmüş durumda. Özellikle büyük yük tırlarının ve iş makinelerinin yurtların önünden sürekli geçmesi, öğrencilerin günlük yaşamını doğrudan etkilerken, olası kazalara davetiye çıkarıyor.
Öğrencilerin yoğun olarak giriş-çıkış yaptığı saatlerde dahi herhangi bir güvenlik önlemi olmaksızın ağır tonajlı araçların yurt önünden geçmesi, yaya güvenliğini ciddi biçimde tehlikeye sokuyor. Sabah erken saatlerden gece geç saatlere kadar süren bu araç trafiği, özellikle ders saatlerine yetişmeye çalışan öğrenciler için risk oluşturuyor. Öğrenciler, yurt önünde yeterli uyarı levhası, hız kesici ya da güvenlik personeli bulunmadığını belirterek, yaşanabilecek bir kazanın kaçınılmaz olmasından endişe ediyor.
İnşaat faaliyetlerinin yol açtığı bir diğer önemli sorun ise yoğun toz kirliliği. İnşaat sahasından yükselen tozların, herhangi bir bariyer veya önleyici tedbir olmaksızın doğrudan yurt binalarına taşındığı ifade ediliyor. Özellikle rüzgârlı havalarda pencerelerden içeri giren toz, öğrencilerin yaşam alanlarını olumsuz etkiliyor. Öğrenciler, odalarda cam açamaz hale geldiklerini, çamaşırların toz içinde kaldığını ve ortak alanların hijyen koşullarının bozulduğunu dile getiriyor.
Tozun yalnızca fiziksel rahatsızlık yaratmakla kalmadığını belirten öğrenciler, solunum yolu hastalıkları, alerjik reaksiyonlar ve astım gibi sağlık sorunlarının arttığını vurguluyor. Uzun süreli maruziyetin, özellikle kronik rahatsızlığı olan öğrenciler açısından daha büyük risk taşıdığına dikkat çekiliyor. Sağlıklı ve güvenli bir barınma ortamının öğrencilerin en temel hakkı olduğunu belirten yurtta kalanlar, mevcut koşulların bu hakkı ihlal ettiğini savunuyor.
Öğrenciler, yetkililerden inşaat alanı ile yurtlar arasında etkili bir güvenlik ve koruma hattı oluşturulmasını, ağır vasıtaların yurt önünden geçişinin sınırlandırılmasını ve toz kontrolüne yönelik önlemlerin acilen hayata geçirilmesini talep ediyor. Ayrıca çalışma saatlerinin öğrencilerin yoğun olduğu zaman dilimlerine göre yeniden düzenlenmesi ve düzenli denetim yapılması gerektiği ifade ediliyor.
Muratpaşa ve Şehzade Korkut yurtlarında kalan öğrenciler, seslerinin duyulmasını isterken, yaşanan sorunların görmezden gelinmemesi gerektiğini vurguluyor. Eğitim hayatlarını sürdürmeye çalışan gençler, can güvenliği ve sağlık riskleriyle karşı karşıya kalmadan, huzurlu ve güvenli bir ortamda barınmak istediklerini belirterek, ilgili kurumları sorumluluk almaya çağırıyor.
Haberi yazan Muhabir: Öner LEVENT